|
Tüm dünyada ki
kadınların %12’sinin sigara kullanıldığı tahmin
edilmekte,bu oranın gelişmiş ülkelerde daha
fazla olduğu bilinmektedir.İşin en olumsuz yanı ise,bu
kadınların büyük bir kısmının hamilelik süresince de
sigara içmeye devam etmeleridir.Sigaranın anne adayı ve
fötüse (anne karnındaki bebeğe) zararlı etkilerini göz
önüne aldığımızda;bunun dünyada bir halk sağlığı
problemi olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.
Gebelikten önce,gebelik sırasında
ve gebelik sonrasında ki dönemde sigara içilmesi annenin
ve bebeğin sağlığını olumsuz etkilemektedir.Sigara
içildiğinde,her nefeste içeri çekilen sigara dumanı ile
birçok zararlı madde vücuda girmektedir.
Bunlardan anneye ve bebeğe zararlı
olan nikotin,karbon monoksit (arabaların egzozlarından
çıkan gaz) ,katran,kurşun gibi maddeler direkt olarak
üst solunum yollarına ulaşıp bu yolda devam ederek
bronşlara ve akciğerler yoluyla kana geçmekte ve buradan
tüm organlara yayılarak başta solunum sistemi,kalp ve
damarlar olmak üzere vücudun tüm sistemlerine zarar
vermektedir.
Sigara içildiğinde;vücuda giren
nikotin ve karbon monoksitin kısa vadede gerçekleşen
olumsuz etkileri hemen başlar,nikotinin bronşları
kasıcı etkisiyle akciğerlere daha az hava
girmesine,damarları damarları kasıcı etkisiyle damar içi
basıncın hafif yükselmesine,kalbe etkisiyle nabzın
hızlanmasına neden olur.
Karbon monoksit ise alyuvarların
içinde bulunan hemoglabin adlı molekülün oksijen
taşımaktan sorumlu bölgelerini işgal ederek,kanın
oksijen miktarının azalmasına neden olur.
Özetleyecek olursak;Karbon
monoksit anne karnında taşınarak fötüse ulaşır ve fötüse
ulaşan oksijen miktarını azaltır.Nikotin placenta (çocuk
eşi) yı geçerek fötüste kan damarlarının kasılmasına
,dolayısıyla fötüse daha az oksijen ve besin gitmesine
neden olur.Yetişkinlerin zor tolere edebildiği bu
olumsuz etkileri anne karnındaki bebeğin (fötüsün)
tolere etmesi oldukça güçtür.Bu nedenle sigara içilmesi
normal bir gebeliğin yaşanmasını oldukça
zorlaştıracaktır.
Sigaranın Gebelikteki Olumsuz Etkileri
Gebelikte vaginal kanama daha sık
yaşanır.Düşük riski ve dış gebelik riski artar.
Damak yarığı gibi bazı doğumsal
anomalilerin görülme riski artar.
Placenta (çocuk eşi) nin rahime
tutunduğu yerde sorunlar yaşanabilir.Gebelikte
kanama riski ortaya çıkar,özellikle
placenta praevia ve abrubtio placentada hem anne
adayının hem de fötüsün hayatı ciddi tehlikeye girer.
Erken doğum tehdidi ve erken doğum
riskini %30 oranında arttırır.
Erken membran rüptürü (su kesesinin
erken açılması) riski artar.
Anne karnında bebek ölümü riski
dolayısıyla ölü doğum riski artar.
Bebeğin intrauterin gelişme geriliği
(rahim içindeki fötüsün gelişme geriliği)
yani düşük doğum ağırlığı ile doğma
riski 2 kat artar.Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin erken
doğma şansları da daha yüksektir.Ayrıca düşük doğum
ağırlığı ile doğan bu bebekler,erken doğdukları takdirde
doğum sonrası sağlık problemleri riskleri de,o oranda
yüksek olur.Bu problemlerin en önemlileri felç,zeka
geriliği ve ölüm riskidir.
Doğumda;anne adayının solunum
problemleri nedeni ile doğumun 2. evresinde etkin
ıkınamama ve buna bağlı vakum ,sezaryenle doğum riski
artar.Hastanede kalım süresi uzar.
|
Sigaranın Doğum Sonrası Etkileri
1)Sigara lohusalıkta süt miktarını
azaltır,sütün c vitamini seviyesini ve bebeği besleyici
etkilerini azaltır,yani sütün kalite ve kantitesini
bozar.
2)Ani bebek ölümü sendromu hamileliği
süresince sigara içen annelerin bebeklerinde 2 kat daha
fazladır.Ani bebek ölümü sendromu :Herhangi bir sebep
bulunmaksızın bebeğin ölümüdür.
Doğum
sonrası bebeğin bulunduğu ortamda sigara içilmesi,siz
içmeseniz de başkalarının bebeğinizin yanında sigara
içmesi size ve bebeğinize zarar verebilir.Pasif
içiciliğin daha zararlı olduğu bilinmektedir.Bu nedenle
sigara içilen ortamlardan ve insanlardan uzak
durulmalıdır.Doğum sonrası bebeğin sigara dumanına maruz
kalması da ani bebek ölümü riskini kısmen
arttırmaktadır.
Hamileliği
süresince sigara içen annelerin çocuklarında astım ve
alerjik hastalıkların görülme riski daha fazladır.Yine
bu maddelerin çocuklarda öğrenme yeteneği azalması (okul
dönemini olumsuz etkilemektedir.)
Öğrenme
bozuklukları ,anti sosyal davranışlar ve davranış
bozuklukları daha fazla görülmektedir.Sigara içen
annelerin çocuklarının ileride sigara bağımlısı olma
riski fazladır.
Gün
içinde içilen sigara sayısı ile risk arasında doğru
orantılı bir ilişki vardır.Ne kadar çok sigara içilirse
o oranda problemlerle karşılaşma riski de bir o kadar
artar.Sigarayı az içmek riski azaltır ancak sıfıra
indirmez.Günde bir paket sigaradan itibaren zararlı etki
başlamaktadır.Sigara ne kadar erken bırakılırsa o kadar
iyi olur.En iyisi gebelikten önce sigarayı
bırakmak,gebelik süresince ve doğum sonrasında da hiç
sigara içmeyip , sağlıklı bir gebelik süresi geçirip
yukarıda bahsettiğimiz risklerden arındırılmış sağlıklı
bir bebeğe sahip olmaktır.
|